22 Mayıs 2012 Salı

100 Temel Eser, Eğitim ve İdeoloji

[Derin Düşünce'de yayımlanmıştır.]

Geçmiş yıllarda yaptığı soruşturmalarla dikkat çekmişti Notos: Yazarlar ve kitaplardan sonra geçen sene “Edebiyatımızdaki En İyi 40 Şey” ile de hem usûl hem de muhtevâ yönünden edebiyat çevrelerinde tartışılmıştı. Derginin her yıl Şubat ayında açıklanan yıllık soruşturmasının bu yıl ki konusuysa “100 Temel Eser” oldu.

Bu listenin, Genel Yayın Yönetmeni Semih Gümüş’ün deyişiyle “Kendi seçimini özgürce yapan okurlar için değil de zorunlu okumalar yapacak öğrenciler, gençler için” (2012:23) olması konuya özel bir önem yüklüyor ve onu ciddîleştiriyor. Çünkü eserler bu şekilde listelenerek gençlik için yönlendirici bir kalıp oluşturuluyor. Bilhassâ günümüzde televizyonun baskın rolü, internetin karmaşık yapısı ve diğer çevresel faktörlerdeki değişim sürecinin muhtevâsı sebebiyle pek de müsbet sayılmayacak bir dönemde yaşadığımız için temel eserler de hassasiyetini koruyor. Nihâyetinde yetişme çağındaki gençler, hem toplumsal birer aktör hem de muhtelif etkileşimler dâhilinde birer ferd olma süreçlerinde toplum tarafından yönlendirilme gereksinimi duyuyorlar.

5 Mayıs 2012 Cumartesi

İktisadî Savaşlara Minimalist Bir Bakış: Kardeş Kavgası

"Benliğindeki hırs ve haset ona kardeşini öldürmeyi kolaylaştırdı, böylece onu öldürdü. Bu yüzden hüsrana uğrayanlardan oldu."
(Mâide,30)

Tarihten aktarılanlardan anladığımız kadarıyla kardeş kavgası, tarihin başlangıcından bugüne dek gelen ve muhtemel istikbâl de insanı bekleyen bir olgudur. Temelde teorik -ve imanın bir konusu- olarak aynı anne-babaya dayanan insanlığın kendisiyle her mücadelesi bir kardeş kavgası olsa da bu ifadeyle kastedilen elbette daha yakın bir irtibattır: Din, ırk, akrabalık yahut yurttaşlık gibi kurbiyet bağıyla kardeş olanların muhtelif sebeplerden türeyen ürkütücü ve hazîn kavgasıdır.


Bildiğimiz ilk kardeş kavgası, Âdem’in devrinde vuku bulur. Mâide Sûresi’nde Kabîl’in, kardeşini benliğindeki hırs ve haset duygusunun ağırlığı altında öldürdüğü yazar. İbn Kesir’in ve Taberî’nin naklettikleri rivayetlere göre Kabîl, Allâh’ın ve babasının emrine muhalefet ederek Hâbîl ile evlenecek olan öz kardeşini elde etmek için insanlığın ilk cinayetini işlemiştir. Kabîl’in zâhiren açığa çıkan hırs ve hasedi, “güzel olana” kendisinin lâyık olduğu kabulündendir. Ayrıca, bu sorunun çözümü için kurban vermesi gerektiğinde “gurur”u nedeniyle hayvancılıkla meşgûl olan ve koyun ya da keçilerinden en güzelini rızâyla kurban eden Hâbîl’den bir hayvan almak yerine tarlasının en bayat ekinini râzı olmadan kurban eder. Hâbîl’in kurbanı kabul edilince de “kışkançlık”la isyan eder. (İbn Kesir,1989:2201-2205; Köksal,2005:50-54)

Kardeşler arasındaki kavgaların nedenleri için ferdî gerekçelerden öte beynelmilel ve müşterek bir sebep arandığında bunun, iktisadî bir temele oturtulabileceği ileri sürülmüştür. Mesela Gökçe Fırat konuyla alâkalı olarak, Hâbîl ile Kabîl’in dâvâlarını, “bir devlette iki farklı ekonomik sistem olamayacağı, yerleşik tarım (mülkiyete dayalı) ve göçebe-hayvancı (komünal) ekonomik sistemler için mücadele edildiği, aralarındaki kavganın üretim tarzlarının bir çatışması olduğu” şeklinde nitelemiştir. (Fırat:2009)